k-drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
k-drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2014 Pazartesi

You Who Came From The Stars


Man  from the stars, my love from stars, you from another star şeklinde isimlerinin daha da türetilebileceği diziden bugün bahsetmek istiyorum :)

Zaten şu araki Asya dramalarını takip ediyorsanız illaki karşınıza You Who Came From The Stars çıkacaktır.
Kore dizilerinde genelde fantastik bir şey olacaksa işin içinde Gumiho olur ama Uzaylı'ların olduğu pek çok dizi de var ve bu da onlardan biri.
Ben genelde takip ettiğim oyunculara göre dizi seçerim ancak her ne kadar iki baş rolü de sevsem de diziye başlamama Yeppudaa fotoğraflı dizi film replikleri vesile oldu.

Şimdi konuya geçeyim, daha sonra oyuncuların geçmişine de değinirim :)

Dizinin esas oğlanı Do Min Joon genç yaşına rağmen üniversitede profesördür.  Tam olarak hangi dersin hocası çözemedima ma insan ilişkileri ve onların psikolojik tepkileri üzerine bölümün konusuna göre incelemeleri oluyor.
Tabi bütün bunlar buz dağının sadece görünen tarafıdır, çünkü Min Joon aslında 400 yıl önce Joseon döneminin Kore'sine dünyamıza çok benzeyen bir gezenden gelmiştir, ancak onu bizde ayıran farklı yetenekleri (zamanı durdurma, mükemmel derece uyma, hızlı koşma, vb.) ve yaşlanmıyor olmasıdır.
Min Joon Dünya'ya geldiği ilk gün Yi Hwa adında genççe bir kızla tanışır ancak kaderlerinde birlikte mutlu olmak yoktur. Dahan sonra Min Joon kendini dış dünyaya kapar ve tek arkadaşı Jang Young Mok dışında herkesle iletimini sınırlı tutar.

Esas kızımız Cheon Song Yi Kore'nin aktristidir.  Bir çok kişi yüzüne karşı onu taparcasına severken arkasından dedikodusunu yapmaktan geri kalmaz çünkü kızımız bolca despot, baya da egoisttir. Tabi herkese karşı böyle değil, yakın arkadaşı Yoo Se Mi'yi hep koruyup kollar (ileride bu kızdan iyi kazık yiyecek).

Song yi'nin Min Joon'un yan dairesine taşınmasıyla patlak verir.  Daha sonra Min Joon kızımızın 12 yıl önce trafik kazasından kurtardığı 400 öncesinde kalmış Yi Hwa'ya benzeyen kız olduğunu öğrenir ancak açık etmez.  bütün bunların üstüne Song Yi bir aktirisin ölümünden dolayı zan altına alınıp oyunculuk sektöründen dışlanınca olaylar gelişir, ve hikaye romantikleşir.

Tabi ben böyle ayrıntılı anlatıyorum ama bunlar daha başlangıç çünkü dizide henüz çözülmemiş bir sürü olay var ve yan karakterlerde sağ olsunlar hiç boş durmuyor.

Peki diziyi diğerlerinden ayıran nedir?

Fazlasıyla komik!
Özellikle esas kızımızı canlandıran Gianna Jun mimikleriyle, tavırlarıyla rolün hakkını veriyor ve "başkası bu kadar iyi oynayamazmış" dedirtiyor. Tabi bunun dışında pek çok komiklikler de mevcut dizide :D
Bölüm sonlarındaki kesitler de cabası :D

Oyuncuları hem başarılı hem de popüler 
Kim Soo Hyun'u Dream High'da izleyip çok beğenmiştim (sesinin bunda etkisi büyük), ancak tarihi dizileri pek sevmediğimden sonra sadece Secretly Greatly 'de izleme şansım olmuştu.  
Hem samimi moduna alışmışım ama dizideki soğuk hallerin hakkını veriyor.
Hep Asyalı -genellikle Koreli- oyuncuların güzelliği beni şaşırtır ancak Gianna Jun'un bu konuda zirve olduğunu düşünüyorum, yeteneğini eleştirmek benim haddime olmadığından bu kısmı es geçeceğim.
Herkes onu My Sassy Girl 'le (bkz Benim Hırçın Sevgilim'in orjinali) çok sevmiş olsa da ben Il Mare (bkz. Göl Evi'nin orjinali) zamanından seviyorum.

Zaten ikisi daha önce Thieves 'de birlikte oynadıklarından uyumsuzluk sorunu olmamıştır.

Secret Garden, The Greatest Love, Little Black Dress ve son olarak da Queen In Hyun's Man'de izlediğim ve her seferinde daha çok sevdiğim Yoo In Na dizide kızımızın gölgesinde kalmaktan sıkılmış ve öfkeli yakın arkadaşı Se Mi'yi canlandırıyor.



Kim Chang Wan ise benim için dizinin en bomba yan rolü.  Uzaylımızın arkadaşını canlandırsa da onu derleyip topluyor, gerektiğindeyse tribini de esirgemiyor :D
Eminim bir iki K-drama izlediyseniz Chang Wan acuşşiyi bir yerlerde görmüşsünüzdür, ben Coffee Prince'le tanıdım, bırakmadım :)



Sountrackleri/OST'ları güzel



Benim favorilerim:


28 Aralık 2013 Cumartesi

The Prime Minister and I


"Böyle zorunlu evlilik herkese nasip olsun"

Love Rain'den beri sevdiğim SNSD'nin (Girl's Generation)  güzel yüzü Yoona dizinin esas kızı.  Tabi eas oğlanımız yerine Yoona'dan 20 yaş büyük acuşşi Lee Beom Soo var.  Yaş farkına takılmamak için ben cabalıyorum, umarım size de zor gelmez.



Konuya geçersek, esas kızımız Nam Da Jung skandal gazetesinde çalışan deli dolu bir kız ancak bir röportaj meselesiyle başkan (ülkenin O.o) Kwon Yool ile yolları kesişiyor.  Tam da yeni seçilmişken gazeteye fotoğrafları çıkınca, bir de kızın babası ölüm döşeğine düşünce evlenmek zorunda kalıyorşar.  Tabi bu o kadar da kolay değil çünkü ikisi birbirininden hiç de haz etmiyor, üstüne başkanın 3 çocuğu da eklenince bu evlilik baya zor geçeceğe benziyor.

Yan rollerin ikisi de beni çok şaşırttı çünkü ikisi de daha önce izleyip sevdiğim ama dizide görünce "aman tanrım, ne kadar değişmişler" dedirtti bana.



Coffee Prince izleyenler elbette Chae Jung An'ı hatırlar ancak saçlarını siyahtan kestaneye çevirince ve biraz da yaşlanınca o güzelliği sönmüş gibi geldi bana.  Zaten rolünü de sevemedim, başkana aşık ama hep friend zone'da kalmış zavallım.


Ve Enrique Geum :D  Ne yaparsam yapayım aklımda hep böyle kalacağa benziyor.  Flower Boy Next Door'un o tombik yanaklı gülen yüzü gitmiş zayıf ve ağır başlı Kang In Ho gelmiş.  Rol için mi bilmiyorum ama 7 kilo vermiş Yoon Si Yoon ve haliyle yüzü Kore değimiyle kaşık kadar kalmış.  Ah bir de anlayamadığım bu çocuğu niçin İspanya'ya ötelemeye çalışıyorlar?  In Ho ne kadar İspanyolca bilmiyor olsa da Flower Boy Next Door'da İspanya'dan geliyordu, The Prime Minister and I'da ise İspanyolca tercüme yapıyordu.  İtirazım yok ama niçin hep İspanya merak ettim.

Aldığım İspnayolca dersleri hatrına ağlamak istiyorum :(


Bu daha normal tabi:


Maalesef Prime Minister'daki sahneyi bulamadım :(


Dizinin bonusları ise ufaklıklar pek tabi :D


Lee Do Hyun'u ne kadar sevdiğimi The Master's Sun'da yazmıştım, henüz 8 yaşında olmasına rağmen büyüklere taş çıkarır bence :)
Ajumma diye diye de Yoona'nın eteğinden ayrılmıyor.


Tabi tüm çocuklar bundan memnun değil, hele Jeo Min Seo'nun canlandırdığı Kwon Na Ra bu durumdan baya bir şikayetçi. 
Bu kız All about My Romance'da da pek hazır cevap ve şekerdi, hiç değişmemiş bu rolde de :D

OST'suz olmaz:



Bir de akustik bir parça vardı ama bir türlü bulamıyorum.  Bulan, bilen varsa lütfen yazsın :)

Az biraz fotoğraflar:








Ben zaten araştırdım size zahmet olmasın:
The Prime Minister and I Soundtrackleri

The Master's Sun



Bugün pek bir heveslendim The Master's Sun'la ilgili yazmak için ancak balık hafızamdan sebep şifremi hatırlamak için abartısız 2 saat ve bolca google support kullanmam gerekti.

Konuya dönecek olursak, dizimiz Ağustos-Ekim arasında yayınlandı.  Yayın zamanı Kore'nin Şükran Günü ile çakışınca madem bir hafta uzattık deyip bonus bölümle biz hayranlarını sevindirdiler, sağ olsunlar var olsunlar :D



Başrollerde her K-drama severin izlemese de en azından adını 3-5 kez duyduğu yakışıklı So Ji Sub ve güzel unnimiz Kong Hyo Jin ve yan rollerde 2012'den beri hız kesmeden popülerliğini arttıran (daha nasıl överim bilemedim) Seo In Guk ve ilk kez izlediğim Kim Yoo Ri yer alıyor. 



Master'ımız Ji Sub otuzlu yaşlarında büyük bir alışveirş merkezinin (Kingdom) sahibi ve yöneticisi.  Çoğu esas oğlan gibi onun da geçmişimde aşk acısı var ve bu yüzden çok kibirli.  Kendine yarar sağlamayacak her şeyi reddeden bir tip anlayacağınız.


Esas kızımız, Sun'ımız (özellikle sun diyorum çünkü dizi boyunca esas güneş ve küçük güneş muhabbeti sürdü) geçirdiği trafik kazasına kadar gerçek anlamda popüler kız hayatı yaşıyormuş.  Hem güzelliği hem de akademik başarısı ve spor başarılarıyla ödüllere doymuyormuş ancak kazadan sonra 3 sene kadar komada kalıyor ve uyandığında "ölümden sonra huzura kavuşamamış hayaletler" ona musallat oluyor.  Garibim kızcağız n'yapsın, geçici işlerde çalışıp bir çatı katına yerleşip hayatını sürdürmeye çalışıyor.  


Ve kader ağlarını örüyor...



Kızımız ve oğlumuz bir şekilde karşılaşıyorlar ve kızmız oğlana (Joo Joong Won) dokunduğunda hayaletlerin kaybolduğunu leşfediyor.  Ee hal böyle olunca kuyruğundan ayrılmak bilmiyor.  

Önce Kingdom'da temzlikçi olarak işe giriyor ve Master'ın geçmişteki aşk olayını çözmesi için kendine şirkette pozisyon bile açılıyor :D  Bunun sebebi ise, Master gençliğinde kaçırılıyor ve kurtarılması sırasında kız arkadaşı ölüyor, ve Master da Sun'ın kız arkadaşının hayaletiyle iletişime geçip ortadan kaybolan fidyeyi bulak istemesi.

Yan rollere dönersek ki ben bir ara onları esas çiftten çok sever bile olmuştum, her ne kadar The Greatest Love'a benzeseler de sıkmadan sevdiriyorlar.



Kang Woo Beyaz Saray'da bile çalışmış eski asker.  Master'ın babası oğlunu takip etsin diye Kingom'da güvenlik şefi görevine getiriyor.  ancak olay zincirie dahil olmasıyla gönlünü Sun'ımıza kaptırıyor.  Onunla ilgili en hoşuma giden ne kadar cesur olursa olsun hayaletlerden korkmasıydı :D



Yi Ryung yani nam-ı diğer Küçük güneşimiz ilk bölümde hayatletler yüzünden nikah masasından dönmek zorunda kaldı.  Kingdom'ın mankenliğini yapan küçük güneş vaktinde Sun'ın gölgesinde kalmış ve hırs yapmış bu yüzden.  İşler küçük güneş Kang  Woo'ya aşık olup da yüz bulamayınca iyice sarpa sarıyor ama merak etmeyin, bu dizide kötü karakter yok.

Ben dizinin her karakterini sevdim (kötü ikiz dışında, spoilera girmicem ama).  Bunlar:


Master'ın oteriter halası pek bir şekerdi kocasıyla:





Çocuk oyunculardan Le Do Hyun benim favorimdi, şimdi The Prime Minister and I'da severik izliyorum bıdığı ama izleyince siz de çok seveceksiniz :D

Ve aralarda karşımıza çıkan bonuslar:



Lee Jong Hyuk, kendisini Gentleman's Dignity'de çok sevmiştim, Cyrano'da pekiştirdim.  Çok hareketli bir karakter olmasa da sevdim ben, özlemiştim :D




Kahve seven şeker liseli hayaletimiz: Ko Nak Hyun
(twitter'ı: https://twitter.com/gonakhyun ) 





Vee Cyrano'nun orjinal Master'ı: Lee Chun Hee geldi de dizimizi şenlendirdi :D

Diğer fotoğraflar:






Full House'a burdan selamlar :D






Bir K-dramasını OST'suz düşünmek de olmaz tabi.  benim favorim Touch Love ancak diğerleri de dinlemeye değerdi.



İkinci oğlanımızdan: 





 OST değil ama biraz özet gibi:


Repliklerle kapatalım:
Not: spoiler içerir








Yanlış anlamayın, onlar masumlar :D